Mülakatlarda Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

Mülakatlarda Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

İş hayatında herkes en az bir kez iş görüşmesine, diğer bir deyimle mülakata girmiştir. Master eğitimim ve almış olduğum diğer kişisel gelişim eğitimleri ile bu işin teori kısmını öğrenmenin yanı sıra, ben de 25 yıllık iş hayatım boyunca çok kalabalık ekipler yönettiğimden, yüzlerce işe alım mülakatına katılıp, adaylarla görüşmüş, aynı zamanda masanın diğer tarafında da pek hem işveren ve hem de danışmanlık şirketleri ile görüşmelerim olmuştu. Bu yazıda kendi bilgi ve tecrübelerime dayanarak, mülakatlarda dikkat edilmesi gereken noktalar üzerinde duracağım.

Mülakat işe alımlar için kullanılan, adayı tanımaya yönelik olarak yapılan görüşmelere verilen genel bir ad. Farklı kaynaklarda, farklı şekillerde ifade edilse de temel olarak mülakatları aşağıdaki başlıklar altında toplayabiliriz:

Grup Mülakatı:

Birden fazla adayın aynı anda değerlendirildiği mülakat türüdür. Burada genellikle bir konu veya senaryo verilip adayların kendi aralarında tartışmaları ve/veya uzlaşmaları istenir. Aday sayısı 2 ile 8 arasında değişir, daha fazla sayıda aday olması durumunda verim alınması, karar verilmesi zorlaşabilir. Bu mülakatta dikkat edilmesi gereken en önemli konu mutlaka en az bir kez, mümkünse birden fazla söz alınması, katılım sağlanmasıdır. Grup mülakatlarında her zaman mutlaka “en çok ben konuşmalıyım” çabasında olan birileri olacağından bazen söz almak zor olabilir. Bu tür mülakatlarda çekingen mizaca sahip kişilerin tek kelime bile edemeden mülakatın sona erdiği sık görülür, tabii ki bu adayların elenmesi kaçınılmazdır. Grup mülakatlarında gözlemciler söz alıp almadığınıza, konu ile ilgili yaptığınız yoruma, bir savınız varsa onu örnekler ile destekleyip destekleyemediğinize dikkat ederler. Grup mülakatlarında mutlak bir doğru olmayabilir, dolayısıyla konuşma tarzınız, ikna yeteneğiniz ön plana çıkar. Bunların yanı sıra söz kesmemeye, sinirlenip sesinizi yükseltmemeye dikkat edin. Karşı fikir vurgularken “hayır, öyle değil” vb, gibi olumsuz çıkışlar yerine “ben daha farklı düşünüyorum” şeklinde pozitif yaklaşım sergilemek gerekir. Fikrinizi savunmanız, aktif katılımcı olmanız, argüman ve örneklerle desteklemeniz önemli; ayrıca uyumlu, kibar, saygılı, enerjik ve istekli görünmeye de dikkat etmelisiniz.

Birebir Mülakat / Panel Mülakat:

Her ikisi de benzer özellikler taşır, tek farkı birebir mülakatta karşınızda sadece bir kişi (Danışman, İk yöneticisi veya bölüm yöneticisi) varken, panel mülakatta birden fazla kişi olur; bunlar da genellikle ik yöneticileri, ve/veya bölüm yöneticilerinden oluşur. Bu mülakatta tüm gözler sizin üzerinizde olacağından giyim, konuşma, davranış, mimikler kısacası her şeye çok dikkat etmeniz gerekir.

Kapıdan ilk girdiğiniz anda sizinle ilgili mutlaka bir yargı oluşur. Giyiminiz, davranış ve tavırlarınız karşı tarafa ilk sinyalleri gönderir, bu yüzden ilk izlenim çok önemlidir.

İş görüşmelerinde sektörlere göre farklılıklar gösterse de genel olarak erkeklerde takım elbise veya Business Casual (Kumaş pantolon, gömlek) tercih edilmelidir. Takım elbise tercihinde genellikle koyu renkler ( genellikle siyah , lacivert, koyu gri vb. ) tercih sebebidir. Ayakkabı ve kemer uyumlu olmalı (siyah ayakkabı ile siyah kemer gibi.), aşırı renkli ve desenli kravatlardan kaçınılmalıdır. Gömlek seçiminde de genellikle beyaz, mavi renkler tercih edilmeli ve aşırı desen, ekose vb. gibi tarzlardan kaçınılmalıdır. Kadınlarda ise gömlek, etek veya pantolon en uygun seçim olacaktır. Çok iddialı ve aşırı renkli giysiler tercih edilmemeli, sade bir ayakkabı ile tamamlanmalıdır. Açık ayakkabıdan kaçınılmalı, çorap olarak da ten rengi ve desensiz çoraplar kullanılmalıdır. Çok hafif makyaj yapılmalı, fazla aksesuar kullanımından kaçınılmalı, yüzük dışında sade bir kolye ve küpe ile tamamlanmalıdır. Parfüm olarak da çok ağır kokular kullanılmamalıdır.

İlk izlenim tamam… İçeri girdiğinizde mutlaka karşılaştığınız kişi veya kişilere hafifçe gülümseyerek selam vermeli, orta sertlikte ve elin tamamını kavrayacak şekilde tokalaşmalısınız. İkiden fazla kişi varsa herkesin elini sıkmaya çalışmanız gereksizdir. Size yer gösterilene kadar oturmamalı, ayakta kaldıysanız göz ucuyla oturmak için izin istemelisiniz.

Beden dili de çok önemlidir. Oturuşunuz dik olmalı, ellerinizi dizlerinizin üstünde tutmamalısınız. Ellerinizi masanın üstünde tutmanız gerekiyorsa ellerinizle veya elinizdeki bir nesne ile sürekli oynamamaya dikkat edin, karşı tarafın dikkatini dağıtabilirsiniz. Sürekli yüzünüze dokunmaktan da kaçınmalısınız (huzursuzluk belirtisi olarak görülür) . Rahat olmanın yanısıra enerjik ve istekli görünmelisiniz. Genelikle çok kurumsal şirketlerle görüşmeye giden adaylar aşırı ciddi olmaya çalışırlar, ama günümüzde tam tersi enerjik, motivasyonu yüksek, tabiri caizse gözlerinden ateş çıkan adaylar daha makbuldür. Yani ciddi olacağım diye bütün mülakat boyunca somurtmanız size puan kaybettirebilir. Dolayısıyla gülümsemek önemlidir, karşı tarafa pozitif enerji verir. Espri yapmak için kendinizi zorlamayın ama duruma uygun bir espri yapabiliyorsanız karşı tarafta sempati yaratabilir, tabii abartmamak gerekir 🙂

Cevap verirken mutlaka soru soran kişinin gözlerine bakın (ama rahatsız edici, veya dik dik değil!). Cevap verirken yere, havaya bakmak size puan kaybettirir, unutmayın.

Mülakatlarda asla din, politika, kulüp taraftarlığı vb. gibi konulara girmeyin, karşı taraf sizinle aynı görüşte değilse antipati yaratabilir; unutmayın ki karşınızdaki de bir insan, her ne kadar objektif olsa da onun da duygu, düşünce ve değer yargıları var.

Sorulara cevap verirken “evet, hayır, tabii…” gibi tek kelimelik cevaplar vermeyin, cevaplarınız açıklamalı ve yeterli uzunlukta olmalıdır. Yani çok kısa cevaplar vermemeli ancak karşı taraftan talep gelmediği sürece de aşırı detaya girmemelisiniz.

Örneğin:

-“Master yaptınız mı?”
-“Evet”

şeklinde bir cevap, karşı taraftan ek bir soru daha gelmesine veya belirsizliğe yol açabilir. Bunun yerine:

– “Evet, İstanbul Üniversitesi’nde bilgi teknolojileri üzerine master yaptım”

cevabı size daha fazla puan kazandırır.

Vereceğiniz cevaplar mutlaka örneklerle desteklenmelidir. Mülakatlarda en çok sorulan sorulardan biri de “X yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz?” sorusudur. Buna “Sizin yerinizde olmak istiyorum” diye bir cevap verdiğinizde mülakatınızın başarılı geçtiğini sanmayın, çünkü adayların %90’ı bu şekilde cevap verir. Bunun gerçek cevabı ise, hangi adımlardan geçerek, ne kadar süre içerisinde, hangi pozisyonda olmak istediğinizi net bir şekilde tariflemenizdir. Örneğin karşı tarafta oturan kişinin bir bankada işe alınacağınız bölümün müdürü olduğunu varsayalım. Cevap şu şekilde olmalı.

– Şu an sizinle yaptığım mülakat sonucunda işe alınırsam, uzman yardımcısı olarak işe başlayacağım. 1-2 yıl içerisinde uzman, 2 yıl içerisinde müdür yardımcısı, 2-3 yıl içerisinde de müdür olmayı, yani sizin yerinizde olmayı hedefliyorum.”

Hedef somut, hangi aşamalardan geçeceğiniz net, biçtiğiniz süre belli. Gayet açık ve net bir cevap…

Mülakat sırasında size sorulmadıkça özlük hakları konusuna girmeyin. Görüşmeye gittiğiniz şirket ve pozisyon hakkında mutlaka bilgi sahibi olun. Ne iş yapacağınızı bilmeden görüşmeye gitmeniz karşı tarafta öylesine geldiğiniz algısını oluşturabilir. Görüşmeye çok geç veya çok erken gitmeyin, ideali 5-10 dakika önce orada olunmasıdır. Zamanlamanızın iyi olması size artı puan kazandırabilir.

Telefon Mülakatı: Telefon aracılığı ile yapılan mülakatlardır. Telefon mülakatları genellikle ön eleme amaçlı, zaman kazanmak için yapılır. Bunun yanısıra işe alınacak kişinin ses tonu ve vurgusunun önemli olduğu durumlarda ( çağrı merkezi, telesatış vb.), şirket merkezine erişimin zor olduğu veya yurtdışındaki adaylarda, zaman kısıtlaması olan durumlarda telefon mülakatı yöntemi kullanılabilir.

Stres Mülakatı : Genellikle teftiş, borsa, güvenlik birimleri, hava kontrolörlük gibi alanlarda çalışacak olan adaylara yapılan, baskı ve stres altında çalışabilme yeteneğinin ölçüldüğü mülakatlar.

Sunum : Sunum yapılmaya yönelik mülakatlar, kendini ifade etme, sunum yeteneği gibi özelliklere bakılır.

Simülasyon : Canlandırma, bir senaryo üzerine davranış ve yetenek gözlemleme amaçlı yapılır.

Goodreads

Metin's bookshelf: read

Adım Adım Yaratıcı Yazarlık
liked it
Yazarlık için başlangıç seviyesinde basit öğütler verilmiş kitapta, biraz okuyup araştıran çoğu kişinin bilebileceği şeyler. Yine de derli toplu olma açısından fena değil.
tagged: my-library
Kozmik Kahkaha
liked it
tagged: my-library
Babaya Mektup
it was ok
tagged: my-library
Beyin
really liked it
Bol görselli anotomik ve bilimsel açıklamalı muhteşem bir kaynak. Beyin üzerine her konuya değiniyor. Tamamen renkli ansiklopedik bir anlatıma sahip.
tagged: my-library
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
really liked it
Gerçekten muhteşem bir anlatım, bir erkeğin bir kadının bakış açısıyla duygularını bu şekilde anlatabilmesi her türlü takdire şayan. Zweig neden büyük bir yazar olduğunu r kez daha göstermiş.
tagged: my-library
Olağanüstü Bir Gece
liked it
Zweig'ın okuduğum en sıradan kitabı. Yine de çoğu yazara göre ortalamanın üstünde tabi.
tagged: my-library
Martı
did not like it
Ben ne iyi bir kurgu ne bir anlatım ustalığı akıcılık hiç bir şey göremedim. Son derece basit ve sıradan.
tagged: my-library

goodreads.com
×