Cthulhu’nun Çağrısı – H.P. Lovecraft

H.P. Lovecraft korku edebiyatının öncülerinden. Günümüz popüler yazarlarından Clive Barker, Stephen King gibileri etkilemiş, en meşhur eseri “Call of Cthulhu” bir çok film, oyun, çizgi roman ve müzik eserine de esin kaynağı olmuş bir yazar

Lovecraft anne, babası akıl hastanesinde ölmüş, kafayı çirkin, tuhaf yaratıklarla bozmuş, hafif ırkçı ama bir bakıma dahi bir adam. Edgar Allan Poe hayranı olan Lovecraft’ın, yazdığı yüzlerce eser, hikaye ve şiirin yanında, 100.000 civarında mektup yazdığı da iddia ediliyor. Üstelik sadece bilim kurgu ve korku üzerine değil felsefe, bilim, din, şiir, hemen her konuda eser kaleme almış.

Şu anda üzerine yorum yazdığım ve Dost Körpe tarafından çevirilerek İthaki Yayınları tarafından basılan “Cthulhu’nun Çağrısı” kitabı ise adını en meşhur öyküsünden alıyor tabii ki. Kitaba bu isim verilmesinin temel amacının popülaritesi olduğu da ortada.

Öncelikle çevirmenden bahsetmek lazım. Dost Körpe gerçekten müthiş bir iş çıkarmış. Lovecraft’ in orijinali kadar keyifli ve sürükleyici, müthiş bir dili var. E tabii ki kendisinin de bir yazar olmasının payı büyük bunda. Özellikle “Günah Yiyen” isimli kitabı olumlu eleştiriler almıştı. Sonuç itibariyle bu kitabı sevmemde çevirmenin katkısının büyük olduğunu da ifade etmeliyim.

Kitap Lovecraft’ın çeşitli dergilerde yayınlanmış sekiz hikayesinden oluşuyor; Randolhp Carter’ın İfadesi (1920), Yabancı (1926), Erich Zann’ın Müziği (1922), Herbert West: Diriltici (1922), Duvardaki Fareler (1924),Pickman’ın Modeli (1927), Chuthulhu’nın Çağrısı (1928), Innsmouth Üzerindeki Gölge (1936)

Hikayelerin hepsi güzel ancak beni en çok etkileyenler Innsmouth Üzerindeki Gölge ve Pickman’ın Modeli oldu.

Bazı hikayelerde tekrarlar olsa da Lovecraft’ın inanılmaz hayal gücüne, kalemine saygı duymamak mümkün değil. Genelde karakterlerin ağzından yazılmış olan hikayelerdeki yaratıklar o kadar detaylı ve inandırıcı tasvir edilmiş ki, Lovecraft’ın kendisinin bizzat görmüş olabileceği düşüncesi zaman zaman insanın aklına takılıp ürpermenize de sebep olabiliyor 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir